10 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

Okumak İstediklerim

Gezdiğim Yerler

Din

Şehir Yaşamı

Diğer İçeriklerim (193)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (10)
01 05 2008

Beyitlerdeki Güzellikler BERCESTE BEYİTLER

BERCESTE BEYİTLER

 

Eğer maksud eserse, mısra-ı berceste kâfidir!

Koca Ragıp Paşa

 

Mutriba! Sen ışka dair bir hava bilmez misin?

Tokadî Kânî Ebubekir Efendi

 

Her Ali Haydar değildir, denilmez her seyfe Zülfikar!

Keçecizade İzzet Molla

 

Ehl-i dil söyleyemez derdini Allah’a bile!

Hızırağazade Said Bey

 

Erişir menzil-i maksuduna aheste gidenler

Tiz-reftar olanın pâyına damen dolaşır!

Hatemî İbrahim Bey

 

Su uyur, düşman uyur, haste-i hicran uyumaz...

Şeyh Galip

 

Değil bülbül gibi fasl-ı bahara giryemiz mahsus

Senin âşıkların ey bî-vefa gül her zaman ağlar!

Keçecizade İzzet Molla

 

Ayağı yer mi basar zülfüne berdar olanın?

Necati Bey

 

Bela dildendir ol dildar elinden dâdımız yoktur!

Gönüldendir şikâyet kimseden feryâdımız yoktur!

Nev’î

 

Geldimse n’ola ben şuara bezmine âhir?

Adet budur ahirde gelir bezme ekâbir...

Nev‘î

 

Fark eylemeyen cevheri sarraf değildir...

Nev’î

 

Vefakâr olmadan geçtik, cefakâr olmasa bari!

Mollafeyzîzade Raşid Efendi

 

Terk-i rahat eyle rahat andadır!

Keçecizade İzzet Molla

 

Kimi ar‘ar dedi kadd-i dildara kimi elif

Cümlenin maksudu bir amma rivayet muhtelif...

“Muhibbî” Kanuni Sultan Süleyman

 

Kâfi bana bilmek beni, hiç bilmesin âlem

Zira büyük afettir o şöhret, neme lazım!

“Giridî” Sırrı Paşa

 

Gören sanır sefadan sema‘-ı rah ederim

Döner döner bakarım kûy-ı yâre, ah ederim!

Esrar Dede

 

Çeşm-i insaf gibi kâmile mizan olmaz...

Kişi noksanını bilmek gibi irfan olmaz!

Bursavî Tabib Muhammed Bey

 

Yetmez mi temaşa-yı cemal, elde sunarsın?

Ey âşık-ı mihnetzede, buldukça bunarsın!

Şamî Mustafa Bey

 

Sükût etmek gibi âlemde nadana cevab olmaz!

Kefevî Şefi’î Dede

 

Kimseden havf eylemez Allah’dan havf eyleyen!

Keçecizade İzzet Molla

 

Lalenin nakşın görüp, ümmid-i bû etmez gönül...

İstanbulî Şinasi Muhammed Çelebi

 

Behamız ağır anınçün bizim revacımız yoktur...

Lâ-edri

 

Ol zehri Cem de içmiş gerdun-ı dûn elinden...

Lâ-edri

 

Seng üzre gösterir zer-i kâmil ayarını...

Nedim

 

Mecnun ki fena deştini seyr etti ser-a-ser,

Gamhaneme geldi, dedi “Halin ne birader ?”

“Deli Birader” Gazalî

 

Gamdan ölmem, korkarım gayret helak eyler beni...

Şeyh Galib

 

Bir gün aranır elde heman bir hüner olsun!

Keçecizade İzzet Molla

 

Geldi burc-ı evliyaya padişah-ı namdar!

Fuzulî

 

İlim kesbiyle paye-i rif‘at arzu-yı-muhal imiş ancak...

Aşk imiş her ne var âlemde, ilim bir kıyl u kal imiş ancak!

Fuzulî

 

Dünya evine konduk oturduk bir iki gün!

Fuzulî

 

Bir gün bulur elbet arayan derdine derman!

Keçecizade İzzet Molla

 

Ey gam yine meydan-ı muhabbet sana kaldı...

 Şeyh Galib

 

Anlasam bari bidayet mi, nihayet mi nedir?

Şeyh Galib

 

Garibindir anı hoş tut, efendim işte biz gittik,

Gönül derler ser-i kûyunda bir divanemiz kaldı!

Hayalî

 

Hun-i dil nuş ederiz, bade-i hamra yerine!

Hayalî

 

Kim halâs olmuş cihandan, olmadan candan halâs!

Keçecizade İzzet Molla

 

Dar-ı dünya deli gönlüm gibi viran olsa!

Ne cihan olsa, ne can olsa, ne hicran olsa!

Taşlıcalı Yahya Bey

 

Bin safsata bir mısra-ı bercesteye değmez!

İndimde esatir-i Felatun hezeyandır...

Yenişehirli Avni

 

Bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı

Yunus Emre

 

Sanman taleb-i devlet ü cāh etmeye geldik

Biz āleme bir yār için āh etmeye geldik

Yenişehirli Avni

 

Gülmek ol gonceye münāsiptir

Ağlamak bu dil-i hazîne gerek

Bâki

 

Cihāna aşk ile geldim, ne malım ne menālim var

Kanaat gencine kānî olalı hoşça hālim var

Figānî

 

Gül gülse dāim ağlasa bülbül acep değil

Zîrā kimine ağla demişler kimine gül

Zâti

 

Bir demir dağı delip boynuna almak gibidir

Her kişi âşık olurdu eğer āsan olsa

Taşlıcalı Yahya

 

Bir peri peyker mi var yanınca ağyār olmaya

Var mıdır bir gül ki ānın çevresi hār olmaya

Kanunî (Muhibbî)

 

Künc-i mihnette rakiba bizi tenha sanma

Yar ger sende yatursa elemi bizde yatur

Ruhî

 

Güzeller mihribān olmaz demek yanlıştır ey Bākî

Olur vallahi billāhi hemān yalvarı görsünler

Bâki

 

Ne yanar kimse bana āteş-i dilden özge

Ne açar kimse kapım bād-ı sabādan gayrı

Fuzulî

 

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib

Kılma dermān kim helākim zehri dermānındadır

Fuzulî

 

Ol gülendām bir al şāla bürünsün yürüsün

Ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün

Enderunlu Vasıf

 

Can yandı nâr-ı aşkına, yansın beden dahi

Ateş-peresti-i aşka gerekmez kefen dahi

Ali Ruh-i Bey

 

Ders-i aşkın müşkilin Yahya nice halleylesin?
Söyleyenler kendini bilmez, bilenler söylemez!
Şeyhülislam Yahya

 

Dâim arayan bulsa civanım seni bende

Bir gonce gül olsan da senin gülşenin olsam

Nedim

 

Bu suçlarla beni tartarsa Rahman

Kırılır rûz-ı mahşerde Mizan

Mesihî

 

Baharı neylerüz ol Gülizâr-ı goncefemüm

Gülüp açılması bin nevbahâra değmez mi?

Nâilî

 

Cânıma bir merhaba sundu ezelde çeşm-i yâr

Şöyle mest oldum ki gayrın merhabâsın bilmedim

Ahmet Paşa

Ya ver bana mihnetimce tâkat
Ya tâkatım olduğunca mihnet

Fuzulî

Bîgâne-i mahabbetün olmaz gam-âşinâ
Ey dâğ-ı derdin eylemeyen merhem-âşina

Nâilî

 

Berg-i gülle andelîb-i zârı tekfîn ettiler
Bir Gülistan beytini üstüne telkîn ettiler

İzzet Molla

 

Hâb görmez çeşmimiz endîşe-i ağyârdan
Pâsbânız genc-i esrâr-ı mahabbet bekleriz.

Fuzulî

 

Sen bana bakma;

Ben senin baktığın yönde olurum...

Özdemir Âsaf

 

Sen olasın deyü yer yer asılıp âyineler
Gelene gidene eyler nazarı döne döne

Necâtî

 

Bende yok sabr u sükûn sende vefâdan zerre
İki yoktan ne çıkar fikr edelim bir kerre

Nâbî

 

Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir
Müptela-yı gama sor geceler kim kaç saat

Fuzulî

 

Vermeyen cânın sana bulmaz hayât-ı cavidân
Zinde-i câvid ana derler ki kurbândır sana

Fuzulî

 

Yârin gelir hemişe cefâsı Nesimi'ye
Sen sanma ki Nesîmi’ye yârın atâsı yoh

Nesimî

 

Görünen yıldız değil, yer yer delinmiştir felek,
Gün yüzünün hasretiyle, tîr-i âhımdan benim.

Necâtî

 

Dilde gam var şimdilik lûtfeyle gelme ey sürûr!
Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne

Rasih

 

Ger derse Fuzulî ki güzellerde vefa var
Aldanma ki şair sözü elbette yalandır.

Fuzulî

 

Şu ellerin taşı hiç bana değmez
İlle dostun gülü yaralar beni.

Pir Sultan Abdal

 

Hicrinle hasta guşe-i mihnetde ben zâr iken,
Yalnız komaz gamın beni her dem gelir gider

Kemal Paşazade

 

Ne beyân-ı hâle cür’et ne figâna tâkatim var
Ne recâ-yı vasla gayret ne firâka kudretim var

Vâsıf

 

Arz-ı hal etmeye cana seni tenha bulamam
Seni tenha bulıcak kendimi asla bulamam

Ulvî

 

Da’vi–i Mansûr ederdi her kişi dâr olmasa

Koca Ragıp Paşa

 

Gittin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile

İstemem sensiz olan sohbet-i yârânı bile

Neşâti

 

Cânı kim cânânı içün sever cânânın sever

Cânı içün kim ki cânânı sever cânın sever

Fuzûli

 

Bahçeye kurdum çifte salıncak

Yâr gidip yâr gelip salınacak

Anonim

 

Senin de yolun biter diner gözünde yaşlar

Benim talihsiz yolum bittiği yerde başlar

Faruk Nafiz Çamlıbel

 

Büyür çınar gibi zahmetle şanlı sevdalar

Bahara geç kavuşur sevdiğim yüce dağlar

Faruk Nafiz Çamlıbel

 

Aşkı bir vâdiye irgürdü dil-i divâne kim

fürkatüne râzı oldı vuslatı itmez taleb

Taşlıcalı Yahya Bey

 

Âşıka firkat ü vuslat nola yeksan olsa

Bir görür ehl-i fenâ yokluğ ile varlığı

Ulvî

 

Hiç neyleyeyin bu dil-i âvâreyi bilmem

Ne vuslata kâdir sana ne fürkata sabır

Nevî

 

Derd-i aşkı gayrıdan sorman ne bilsün çekmeyen

Anı yine âşık-ı nâlâne söylen söylesün

Bâkî

 

Kimsesiz hiç kimse yok her kimsenin var kimsesi
Kimsesiz kaldım yetiş ey kimsesizler kimsesi
Ruşeni

 

Hani ol gül gülerek geldiği demler şimdi

Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz

Mahir

 

Öyle zaif kıl tenimi firkatinde kim

Vaslına mümkün ola yetürmek saba beni.

Fuzulî

 

Mecnun ile bir mektebi-i aşk içre okuduk

  Ben Mushafı hatmettim, o Vel-Leyli'de kaldı. 

Fuzulî

 

0
0
0
Yorum Yaz