Aşk Rubaileri / Mevlana

2008-04-28 01:48:00

 

Aşk Rubaileri / Mevlana

Aklın gücü, cennetteki sırlarla ulu:
Aşktan deliren, akıllıdır, sağduyulu.
Sevdaya kapılmış yüreğin zorlu yolu,
Görkemli yabancılıkla, özlemle dolu.

*******

Gitsin, güzelim, hepsi de, tek sen gitme.
Ey dost, ey gam ortağı-bizden gitme.
Ey gülbeşeker, şarap koy, iç, doldur, gül.
Dünya süsü saki, allasen gitme.

*******

Bir gün şu çiçekli dal, dolar meyvayla;
Bir gün döner istek adlı şahin, avla...
Aşk imgesi, şimdi, bir gelip gitse bile,
Bir gün gelir... artık hiç gitmez-asla!

*******

Bir tane canım var ama, yüz bin bedenim.
Can neymiş? Neymiş ki beden? İşte ben’im.
Bir başkası var ya: işte ben, ben! O, beni
Sevsin diye bir başkası oldum kendim.

*******

Cennet gelecek, derler, içersin bade,
Çevrende gülüp oynar huriler de...
Madem sonumuz bu, şimdiden hem içeriz,
Hem ellerimiz sevgilinin üzerinde.

*******

Biz aşkta reziliz: Bize hep yanlışlar,
Sarhoşluk, cinnet ve günah yazmışlar.
Sensin yaşamak, amaç, zaman sen-bu budur;
Ey dost, madem sen varsın, her şey var.

*******

Ben aşıkım aşka; aşk da sevdalı bana.
Aşık tene can-ten ise sevdalı cana.
Bazen dolarım boynuna ben kollarımı,
Bazen de sürükler beni canan yanına.

*******

Ben, işte dağım: sesim sözüm sevglimin.
Ben, işte resim: ressamı sensin resmin.
Benden geliyor sanma bu sözler-asla:
Ses, işte, anahtarla açılmış kilidin.

*******

Aşk, özge ateştir: ısınır onda ayaz;
Yandıkça o, taşlar yumuşar, sert kalamaz.
Varsın aşık günaha girsin, hoş gör:
Sevda şarabından içmiş-arlanmaz.

*******

Dön aşkın çevresinde: gün işte bu gün.
Dön. Dön. Çılgın kalbini yermez dönüşün.
Yangınla sınav-ölüm kalım-özge savaş:
Vuslat bu, kucaklaşma, zifaf, mutlu düğün.

*******

"Aşk bir kuru ses," derler.-Sunturlu yalan.
"Aşk umdun,"derler, "buldun, var oyalan."
Bizlerde saadet hep can içre olur...
"Cennet yedi kat arşta" mı derler? Bu yalan.

*******

Aşkın gönlümle cenkleşirken-tam o an-
Çırçıplak, yalnayak kaçıp gitti bu can.
Kim bende akıl var sanmaktaysa deli...
Benden sakınan: işte odur aklı olan.

 

11

Ayrılmaz elim, saçlarına öyle esir
Vallahi mecaz değil bu bir gerçektir!
Gönlüm saçının duşlu de büklümlerine
Arzum onu, kendi gönlümü sevmektir

12

Ruhum perişan senden uzak, hiç sorma
Gönlümde ben âteş bu firak, hiç sorma!
"Ah yapma n'olur!" dedim de "Sen yapma ki ben
yapmam.." dedi bir hoş olarak, hiç sorma

13

'Duydum" dedi "buse almak istiyorsun
Benden de niçin almaya yokmuş arzun?"
'Altın mı mukâbili?" dedim, istemedi
Canımla" dedim "yâ" dedi "olsun olsun"

14

Her sırrı bilen o ihtiyat âlimden
Hiç bir şeyi gizlemesin isterdim ben
Sessizce dün akşam gelerek "sorma" dedi,
"söylenmeyecek şeyleri hisset, öğren"


15

Mümkün mü bu, olsun ruhumuz ilgisiz?
Sen bende ve ben sende doğar, gizleniriz
Sen ben deyişim anlatabilmek için
Sen ben aramızda yok ki gerçekte biriz

16

Senden alamam gönlümü, imkânı mı var?
Öyleyse tamamen senin olsun ne zarar!
Ben terk edemezsem onu aşk uğrunda
Gönlüm olacakmış ne olur, neye yarar

17

Her an eser aşkının başımda hevesi
Her an beni mest etmede aşkın badesi!
Sarhoşların en çok humarı bir gündür
Benden ise bir an dahi gitmez neşesi

18


Âfet o şeker sözlü, dudaklar ateş.
Bir fitne bakışlıdır ki yoktur ona eş
Dün geldi güzel yüzlüm uyandırdı beni
"Kalk, kalksana artık.." dedi "bak doğdu güneş!"

19

Vuslat ümidim söndü o an gelmeyecek
Aşktan el etek çekmeliyim öyle gerek
Gönlüm buna "olmaz.." dedi "asla olmaz!"
Baktım ona, baş çevirdi gülümseyerek

20

Bağlarda menekşe, lale, gül misk saçar
Güller gibi ay yüzlü güzeller de açar
Billur gibi zerre zerre sû, ırmaklar
Hep bahane hep, yalnız o var yalnız o var

 

21

Gök kubbemizin birteki o eşsiz dilber
Dün istedi oynamak kuluylâ beraber
"Tek çift oyununda tek'misin çift mi?" dedi
"Âlemde" dedim "tek, ikimiz çiftsek eğer..."

22

Hırsızlama, bahçesinden aldım gül ben!
Korkuyla diyordum "beni yoktur ya gören"
Yükseldi kulağımda onun tatlı sesi
"Olsun feda gülüm, bağı al istersen.."

23

Dar goncasını terk ederek gül sultan
Bin nazla açıldı, çıktı sarayından
Tahtında oturmuştu çemen ülkesinin
Hâsetle sarardı gamzeni gördüğü an!

24

Gel gel yine gel! Her kim olursan yine gel
Kâfir ya mecûsî, puta tapan yine gel
Yoktur kapımızda hiç ümitsizlik bil
Yüz kerre eğer tövbeni bozsan yine gel

25

Hep tortulu hep safım, dinim hem küfürem
Hem pir olurum, hem çocuğum, gencim hem
Ben öldüğüm an "öldü" değil şöyle deyin
"Ölmüştü dirildi, geldi dost aldı o dem.."

26

Senden taze senden yeşil olmaz bahar
Senden daha parlak olamaz mehtaplar
Senden güzel uyanan seher yoktur yok!
Senden daha tatlı bir şeker nerde var

27

Düşsün ona isterim zalim bir dilber
Gördükçe cefâ, naz onu sevsin bin beter
Âşıkların anlasın ve görsün gamını
Aşk ver ona Rabbim, ona aşk ver aşk ver!

28

Gelsin bana fitne güzel eş olsun
Yıldızlara hükmetsin o, güneş olsun!
Kanlar dökecek alevli gönlün sahibi
Deryâda da sönmeyen bir âteş olsun

29

Bir bûse deyince verdin altı öpücük
Bir usta çırağısın bu besbelli küçük!
Lîtuf ve güzelliklere attın temeli
Senden geliyor dünyaya bin bir hürlük

30

İnsanda hüner bilgi değil meziyet
Ahdinde vefasında oluştur kıymet
Mert insanı isteğince gönlünce öv
Söz erleri her övgüye lâyık elbet 

 

31
Yükseldi mi aklıyla yahut ilmi mi var?
Darlıklara düşmüştür o, rızkını arar
Çok kimsede yok amma akıldan nasip
Akl yerleri malla dolmuş olmuş anbar!

32
Gök kubbeyi bir gözdeki bebek görürüm
Kudret görürüm o gözde melek görürüm
Sen ey şaşı görmektesin amma teki çift
Tam tersine ben çiftledi hep tek görürüm

33
Her altı yönün de Tanrıdan nur dediler
Halk sordu: o nur nerde bulunur dediler?
Bir âcemi göz attı bütün sağ ve sola
Sağ ve soldan arınmış bi soluk dur dediler

34
Aşk meclisinin havası bir hoşluğu var!
Aşk içkisinin bir tadı, sarhoşluğu var
Bir başka okunmakta ilim medresede
Aşkın ise bambaşka okunuşluğu var

35
Gönlüm! Can içinde dosta bir yol vardır
Hiç şaşma, açık ya gizlidir yol vardır
Bağlansa da gam mı altı yönden yollar?
İmkânını bul kalplere gir, yol vardır

36
Ben ben değilim, sen de ne sen, ben de ne sen!
Hem ben ki benim ve sen ki sen, sen ise ben
Hûtenli güzel! Seninle öyle doluyum
Sen ben mi yahut ikiz miyim bilmeden

37
Gül açsa da bende bir bahar hasreti var
Her gözde bir ayrı vuslatın lezzeti var
Bak dalda ve yaprakta kıpırdanmalara
Her sallanışın farkı ve bir hikmeti varl

38
Biz aşka imanlıyız Müselman başka!
Karıncalarız biz o Süleyman başka
Bizlerde solukçul ve sararmış yüz ara
Kıymetli kumaş satan bezirgân başka l

39
Bir an ki temiz safız melekken billah
Bir an da gelir korkuturuz şeytanı gâh!
Kutsal emanetle yüklü toprak bedenim
Hem güçlü ve hem çok çeviğiz mâşallah
 

2184
0
0
Yorum Yaz